|
1799�da Tours�da dünyaya geldi. Basası
Bernard François Balss elli bir yaşındayken on dokuz yaşındaki bir genç
kızla evlenmişti;
Balzac�ın imparatorluk yönetiminde
memur olarak çalışan ve Fransız Devrimi�nin evladı olan babası Bernard
François Balss elli bir yaşındayken, ondokuz yaşındaki bir genç kızla
evlenmişti. Bu evlilik 1799�da Tours�da doğacak olan Balzac�ın tüm
yaşamı boyunca derin izler bıraktı. Zira Balzakc�ın romanlarında kötü
evlilik yapmış kadınlar, özel yaşamın dramları ve çiftlerin yozlaşması
vardı. �Dönemin ilerici ideallerine bel bağlamış liberal bir babanın
karşısında, kuşkusuz zorla doğurmuş çocukları fazla sevmeyen ve yalnız
bir yaşamın üzüntüsüyle kendi içine kapanan bir anne yer alıyor�
Balzac�ın yaşamının ilk dönemlerinde. Aile 1814�te Paris�e taşındı ve
Honore de Charlemagne Lisesi�nin öğrencisi oldu. Babası onun noter
olmasını istiyordu. Fakat Balzac babasının çizdiği hayatın dışına
çıkarak, önce Hukuk okudu ve sonra da yazar olmaya karar verdi. Dönemin
siyasi şartları ve moda olan Saint-Simonculuk onu da etkilemişti.
Liberal bir babanın karşısında dönemin solculuğunu yaşamak Balzac�ın
hayatında yalnızlık ve yoksulluğa sebep oldu. Ve bu da yazarlık hayatı
boyunca etkin olacak ikinci durumu doğurmuştu.
İlk eseri Cromwell bir tiyatro
eseriydi. O dönemde edebiyatta başarılı olmak için tiyatro eserleri
yazmak, hikaye ile uğraşmak gerekiyordu. Cromwel de böyle bir şartta
ortaya çıktı. Fakat eser tam bir başarısızlık örneğiydi. Bu dönem
parasızlık dönemiydi Balzac için. O da takma adlarla kısa romanlar
yazıyordu. Bu romanların genel karakteri de romantizme yergi
içermesiydi. Bu sıralar özel hayatı da çok
çalkantılı geçiyordu. İki kız kardeşi evlendi ve bunlardan Laurence,
evlilikte bir cehennem hayatı yaşadıktan sonra 1825�te terk edilmiş
olarak öldü. Balzac�ın hayatının üçüncü aşaması da bu dönemde
gerçekleşti. Kendisinden oldukça yaşlı bir kadın olan Laure�de Berny�e
aşık oldu. �Bu kadın onda her şeyin yerini tutacaktı; anne, metres, onu
topluma sokan ilk kişi ve yapacağı tehlikeli girişimlerdeki mali
destekçisi. Madame Balzac, karışlaştığı ilk �otuz yaşındaki kadın�
idiyse, Madame Berny de Balzac�ın dünyasından hiç çıkmayan, olgun,
çoğunlukla hayal kırıklığına uğramış (kendileri çoktan yaşadıkları
halde), esas olanı öğrettikleri genç insanları seven bütün o kadınların
modeliydi: Madame de Mortsauf (Vadideki Zambak) veya Madame de Bargeton
(Sönmüş Hayaller).� İşte böyle bir zeminde özel yaşamı ile edebi
kişiliği arasında gidip gelen hayatı onun ilerideki eserlerinin de
ilhamı olacaktı. Zira bu dönem çok başarısız bir edebi yaşam söz
konusuydu. Ve bundan sonraki hayatı da başarısızlıkların yargılanması
üzerine inşa edilecek ve ileriki eserler de bu dönemin karakterleri çok
usta bir üslupla anlatılacaktı.
Başarısız birkaç iş denemesinden
sonra Balzac, �Şuanlar� adlı eserini kaleme alır. Bu eser tarihi bir
romandır. Bunun hemen akabinde evlilik müessesesini sorgulayan
Evliliğin Fizyolojisi ve Özel Yaşamdan Sahneler�i yayımlar. Yine bu
dönemde Le Voleur�da �Paris Mektupları� adlı politik fıkralar yazmaya
başlar. Modern gazeteciliğin doğuşuna tekabul eden bu dönemde, Balzac
bir hayli ünlenir. Onun hayatında hep yer edecek bir meslektir artık
gazetecilik. Otuz yaşının üzerinde gerçekleşen bütün bu olaylar,
�bütünleşme ve onaylanma� düşleri olan Balzac�ı kamçılar ve çok
cüretkar bir tutum içine sokar. Sık sık aristokratik çevrelere girip
çıkmaya başlar. Ve hatta metres olarak Castries markizini isteyecek
kadar götürür onu. Balzac, bütün bunların verdiği
hızla, günde on sekiz saat çalışmaktadır; haziran 1832�de delirmenin
eşiğine gelir. Otobiyogratif bir roman olan Louis Lambert bu bunalımın
izlerini taşır; yaralanmış, coşkulu ve romantik bir entelektüel tip
olan Louis delirerek ölür.
Balzac aslında bu gidip gelmeler
arasında artık bir efsaneye dönüşmüştür. Romanlar birbirini izler. Ve
esas önemli olan dönemin şartlarıyla ilgili tahlilleridir. Balzac�a
göre Fransız Devrimi adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri son vermek bir
yana bunları daha güçlendirmiş, binlerce insanı dışlamış,
marjinalleştirmiştir. �sefalet nedeniyle suç işleyenler, gelecekten
umudu kalmamış gençler, Napolyon yasalarıyla çocuklaştırılmış kadınlar.
Modern dünya acımasızdır; erkekler ve kadınlar bu dünyada acı
çekmektedir. Liberalizm bencilliklerin artışını ve çıkarcı ahlakı
teşvik etmiş bir yalandır. Köy hekimi (Köy Hekimi romanından) Benassiz,
birey olarak acı çekmiş olduğu için, içinde bulunduğu toplumu eleştirel
bir biçimde yansıtma gücüne sahip yaralı bir yürektir; Balzac�da en
romantik olan şey acının vicdanı yarattığı gerçeğidir.� Gerçek dünyada
yolunu şaşırmış dahi bir delinin arayışı olan Mutlak peşinde�de kişinin
yıkıcı güçlerini ele alır. Artık bir nevi kendini anlatmaya
çalışır Balzac. Bu dönemden sonraki romanlarında hep bu izleri taşır.
Ve en önemlisi başarısız dönemdeki kahramanları geri döndürerek onları
yeniden hayata geçirmeye çalışır. Ve bu onun meşhur �İnsanlık Komedisi�
modelini yaratacaktır. Bu yeniliği ilk �Goriot Baba�da uygulamaya
geçirir.
1835�de La Chronique de Paris adlı
bir gazeteyi satın olar. Fakat yine hızla yazmaktadır. Gününün
çoğunluğunu yazmakla geçiren Balzac yine çıldırı noktasına gelir ve bu
dönemde Vadideki Zambak ortaya çıkar. Hemen akabinde de bir kriz
geçirir. Yine onun hayatında önemli bir yer işgal eden �sevgili� diye
andığı Madame Berny ölür. La Chronique de iflas eder ve Balzac ile
yayıncı Bulloz arasında ciddi sorunlar çıkar.
1836 sonunda �Yaşlı Kız�ı La Presse�e
on iki fasikül halinde yayımlatarak yeni bir gazeteciliğin başlangıcını
oluşturur. Balzac bir hayli yıpranmıştır artık. Fakat İnsanlık
komedyası�na hızla devam eder. Bu arada üç sayı çıkacak bir gazetenin
sahibi olur. 1845�te İnsanlık Komedyası için bir
taslak hazırlar. Bu taslakta 137 roman ve 2000 kişilik karakter söz
konusudur. Fakat Balzac bu projeyi hayata geçiremeden 18 Ağustos 1850
yılında ölmüştür.
Ömrünün son döneminde kaleme aldığı
Cesar Brittoeau, Bette Abla, Esrarlı Bir Vakıa, İki Gelinin Hatıraları
ve Kibar fahişeler onun doruk noktaya çıktığı romanlardır. Bu romanlar
aynı zamanda romantik çağın gündüz ve geceden oluşan iki yüzüyle
gösterdiği ve artık geceden başka bir şey olmayan bir dünyanın kesin
kararmasını anlatan romanlardır. Yani kısaca Balzac romantik çağın
sonunun romanın yazar ve arkasında bir çok haciz davası bırakarak ölür.
|