Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle İletişim
 
Anasayfa Şarkı Sözü Biyografi Sağlik Kadın Müzik Astroloji Hikaye şiir E-kart
 

Kategoriler
    Organize Suçlar
    Moda Dünyası
    Magazin Eğlence
    İş Dünyası Ekonomi
    Hukuk
    Eğitim
    Edebiyat
    Basın Yayın
    Din
    Devlet-Siyaset
    Askerler
    Bilişim
    Bilim-Teknoloji
    Sağlık
    Sanat
    Spor
    Toplum

Sözler Mesajlar                                   


 
» Ata Sözleri
» Anlamlı Sözler
» Anneler Günü
» Aşk Sözleri
» Ayrılık mesajları
» Babalar Günü
» Bayram Mesajları
» Beşiktaş Mesajları
» Ramazan Bayramı
» Kurban Bayramı
» Cep Mesajları
» SMS Doğum Günü
» Dostluk Mesajları
» Duvar Yazıları
» Etkileyici Sözler
» Evlilik Kutlama
» SMS Fenerbahçe
 
» SMS Galatasaray
» Kandil Mesajları
» Kısa Sözler
» Komik Sözler
» Komik Mesajlar
» Özlem Mesajları
» Özür Mesajları
» Özlü Sözler
» Ramazan bayramı
» Sevgi Mesajları
» Sevgi Sözler
» Sevgililer Günü
» Sevgiliye Sözcükler
» Yanlızlık Mesajları
» Yeni Yıl SMS
» Tebrik Mesajları
» Günaydın Mesajları

  Online işlemler
» Tc. Kimlik Numarası
» Ssk Pirimleri
» Bilinmeyen Numaralar
» Öss Sınav Sonuçları
» Borsa Analizleri
» Ehliyet Sonuçarı
» Özel Güvenlik Sonucu
» Telefon Rehberi
» Bağkur İşlemleri
» OKS Sonuçları
» Kpss Sonuçları
» Ehliyet Sonuçu
» Üniversiteler
» Emekli Sandığı
» Öss Sonuçları
» Vergi Bilgileri
>> Mevlana Muhammed Celaleddin-i Rumi Biyografisi >> Biyografi Oku - biyografisi hayatı resimleri kimdir hayatı biyografisi doğum yeri doğum tarihi kimdir resim resmi resimleri şarkıları kitapları hayatı eserleri şarkıları dizileri filmleri oyunları oyuncusu videosu videolari

Mevlana Muhammed Celaleddin-i Rumi Biyografisi

Mevlana'nın asıl adı Muhammed Celaleddin'dir. Mevlana ve Rumi de, kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Efendimiz manasına gelen Mevlana ismi, ona, daha pek genç iken Konya'da ders okutmaya basladığı tarihlerde verilir. Bu isim sems-i Tebrizi ve Sultan Veled'den itibaren Mevlana'yı sevenlerce kullanılmış; Adeta adı yerine sembol olmuştur.
Rumi, Anadolu demektir.

Mevlana'nın, Rumi diye tanınması, geçmiş yüzyillarda Diyari Rum denilen Anadolu ülkesinin vilayeti olan Konya'da uzun müddet oturması, ömrünün büyük bir kismının orada geçmesi ve nihayet türbesinin orada olmasındandır.
Mevlana'nın doğum yeri, bugünkü Afganistan'da bulunan, eski büyük Türk kültür beldesi Belh'tir.

Mevlana'nın Doğum tarihi ise (6 Rebiu'l Evvel, 604) 30 Eylül 1207'dır. Bazı araştırmacıların tespitine göre, O'nun doğum tarihi 1182'dir.
Asil bir aileye mensup olan Mevlana'nın annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harezmsahlar (1157 Dogu Türk Hakanlığı) hanedanından Türk prensesi, Melike-i Cihan Emetullah Sultan'dır.
Babası, Sultanü'l-Ulema (Alimlerin Sultani) ünvanı ile tanınmış, Muhammed Bahaeddin Veled; büyükbabasi, Ahmet Hatibi oglu Hüseyin Hatibi'dir.     Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmış Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrılmıştır.

Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuş burada tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmışlardır. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etmiştir. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) gelip Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleşmişlerdir.

1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kalmışlardır. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlenmiş bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu olmuştur. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yapmıştır. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet edip ve Konya'ya yerleşmesini istemiştir.

Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.

Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etmiştir. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçilmiştir. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolunmuştur.

Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplanmış Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak görmüşlerdir. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar vermeye başlamıştır.

Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaşmıştır. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını" görmüştür. Ancak beraberlikleri uzun sürmemiş Şems aniden ölmüştür.

Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü vefat etmiştir.

Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

MEVLÂNA'NIN ESERLERİ

MESNEVİ
Mesnevî, klâsik doğu edebiyatında, bir şiir tarzının adıdır. Sözlük anlamıyla "İkişer, ikişerlik" demektir. Edebiyatta aynı vezinde ve her beyti kendi arasında ayrı ayrı kafiyeli nazım şekillerine Mesnevî adı verilmiştir.

Her beytin aynı vezinde fakat ayrı ayrı kafiyeli olması nedeniyle Mesnevî'de büyük bir yazma kolaylığı vardır. Bu nedenle uzun sürecek konular veya hikâyeler şiir yoluyla söylenilecekse, kafiye kolaylığı nedeniyle mesnevî tarzı seçilir. Bu suretle şiir, beyit beyit sürüp gider.

Mesnevî her ne kadar klâsik doğu'şiirinin bir şiir tarzı ise de "Mesnevî" denildiği zaman akla "Mevlâna'nın Mesnevî'si"gelir. Mevlâna Mesnevî'yi Çelebi Hüsameddin'in isteği üzerine yazmıştır. Kâtibi Hüsameddin Çelebi'nin söylediğine göre Mevlanâ, Mesnevî beyitlerini Meram'da gezerken,otururken, yürürken hatta semâ ederken söylermiş, Çelebi Hüsameddin de yazarmış.

Mesnevî'nin dili Farsça'dır. Halen Mevlâna Müzesi'nde teşhirde bulunan 1278 tarihli, elde bulunan en eski Mesnevî nüshasına göre, beyit sayısı 25618 dir.

Mesnevî'nin vezni : Fâ i lâ tün- Fâ i lâ tün - Fâ i lün'dür

Mevlâna 6 büyük cilt olan Mesnevî'sinde, tasavvufî fikir ve düşüncelerini, birbirine ulanmış hikayeler halinde anlatmaktadır.

DİVAN-I KEBİR
Dîvân, şairlerin şiirlerini topladıkları deftere denir. Dîvân-ı Kebîr "Büyük Defter" veya "Büyük Dîvân" manasına gelir. Mevlâna'nın çeşitli konularda söylediği şiirlerin tamamı bu divandadır. Dîvân-ı Kebîr'in dili de Farsça olmakla beraber, Dîvân-ı Kebîr içinde az sayıda Arapça, Türkçe ve Rumca şiir de yar almaktadır. Dîvân-ı Kebîr 21 küçük dîvân (Bahir) ile Rubâî Dîvânı'nın bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Dîvân-ı Kebîr'in beyit adedi 40.000 i aşmaktadır. Mevlâna, Dîvân-ı Kebîr'deki bazı şiirlerini Şems Mahlası ile yazdığı için bu dîvâna, Dîvân-ı Şems de denilmektedir. Dîvânda yer alan şiirler vezin ve kafiyeler göz önüne alınarak düzenlenmiştir.

MEKTUBAT
Mevlâna'nın başta Selçuklu Hükümdarlarına ve devrin ileri gelenlerin.e nasihat için, kendisinden sorulan ve halli istenilen diıü ve ilmi konularda ise açıklayıcı bilgiler vermek için yazdığı 147 adet mektuptur. Mevlâna bu mektuplarında, edebî mektup yazma kaidelerine uymamış, aynen konuştuğu gibi yazmıştır. Mektuplarında "kulunuz, bendeniz" gibi kelimelere hiç yer vermemiştir. Hitaplarında mevki ve memuriyet adları müstesna, mektup yazdığı kişinin aklına, inancına ve yaptığı iyi işlere göre kendisine hangi hitap tarzı yakışıyorsa o sözlerle ve o vasıflârla hitap etmiştir.

Fİ Hİ MA Fİ H
Fîhi Mâ Fih "Onun içindeki içindedir" manasına gelmektedir.. Bu eser Mevlâna'nın çeşitli meclislerde yaptığı sohbetlerin, oğlu Sultan Veled tarafından toplanması ile meydana gelmiştir. 61 bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerden bir kısmı, Selçuklu Veziri Süleyman Pervane'ye hitaben kaleme alınmıştır. Eserde bazı siyasi olaylara da temas edilmesi yönünden, bu eser aynı zamanda tarihi bir kaynak olarak da kabul edilmektedir. Eserde cennet ve cehennem, dünya ve âhiret, mürşit ve mürîd, aşk ve semâ gibi konular işlenmiştir.

MECÂLİS-İ SEB'A
(Yedi Meclis) Mecâlis-i Seb'a, adından da anlaşılacağı üzere Mevlâna'nın yedi meclisi'nin, yedi vaazı'nın not edilmesinden meydana gelmiştir. Mevlâna'nın vaazları, Çelebi Hüsameddin veya oğlu Sultan Veled tarafından not edilmiş, ancak özüne dokunulmamak kaydı ile eklentiler yapılmıştır. Eserin düzenlemesi yapıldıktan sonra Mevlâna'nın tashihinden geçmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Şiiri amaç değil, fikirlerini söylemede bir araç olarak kabul eden Mevlâna, yedi meclisinde şerh ettiği Hadis'lerin konuları bakımından tasnifi şöyledir :

     1. Doğru yoldan ayrılmış toplumların hangi yolla kurtulacağı.
     2. Suçtan kurtuluş. Akıl yolu ile gafletten uyanış.
     3. İnanç'daki kudret.
     4. Tövbe edip doğru yolu bulanlar Allah'ın sevgili kulları olurlar.
     5. Bilginin değeri.
     6. Gaflete dalış.
     7. Aklın önemi.

Bu yedi meclis'de, asıl şerh edilen hadislerle beraber, 41 Hadis daha geçmektedir. Mevlâna tarafından seçilen her Hadis içtimaidir. Mevlâna yedi meclisinde her bölüme "Hamd ü sena" ve "Münacaat" ile başlamakta, açıklanacak konuları ve tasavvufî görüşlerini hikaye ve şiirlerle cazip hale getirmektedir. Bu yol Mesnevî'nin yazılışında da aynen kullanılmıştır.

Sayfayı Yazdır | Bu Bilgi Sizden Önce 98 Kez Okunmuştur.
Yazıyı Arkadaşına Öner

    İsim: E-mail:
Sizin:  
Arkadaşınız:  
Messajınız:  
     
Benzer Yazılar
 Mevlana Muhammed Celaleddin-i Rumi Biyografisi
 Frithjof Schuon Biyografisi
 Mehmet Emin Yurdakul Biyografisi
 Galip Erdem Biyografisi
 Nikos Kazancakis Biyografisi
 Winston Churchill Biyografisi
 Prof. Dr. Seyyid Hüseyin Nasr Biyografisi
 Prof. Dr. Immanuel Wallerstein Biyografisi

2008 Terazi Burcu » 2008 Koç Burcu

2008 Akrep Burcu » 2008 Boğa Burcu

2008 Yay Burcu » 2008 İkizler Burcu

2008 Oğlak Burcu » 2008 Yengeç Burcu

2008 Kova Burcu » 2008 Aslan Burcu

2008 Balık Burcu » 2008 Başak Burcu

Astroloji Git  

Anneler Günü » Gül Kartları

Babalar Günü » Dini Kartlar

Doğum Günü » Bebek Kartları

Sevgililer Günü » Gün Batımı Kartları

Manzara Ekartlari » Yılbaşı Kartları

Aşk Sevgi Ekart » Komik Kartlar

Kartlar Git  
Git  
 

Aşk şiirleri » Atatürk şiirleri

Ayrılık şiirleri » Asker şiirleri

Sevgi şiirleri » Dini şiirler

Güzel şiirler » Gurbet şiirleri

Öğretmen şiirleri » Özlem şiirleri

Yalnızlık şiirleri » 19 mayis şiirleri

Şiirler Git    

Asker hikayeleri » Aşk hikayeleri

Korku hikayeleri » Çocuk Hikayeleri

Dini hikayeler » Dostluk hikayeleri

Yaşanmış hikayeler » Komik hikayeler

Mektup hikayeleri » Sevgi hikayeleri

Türkü hikayeleri » Sizin hikayeler

Hikayeler Git    

Asker Fıkraları » Avcı Fıkraları

Çocuk Fıkraları » Deli Fıkraları

Dini Fıkralar » Eğlenceli Fıkralar

Komik Fıkralar » Karadeniz Fıkraları

Nasrettin Hoca » Politika Fıkraları

Sarhoş Fıkraları » Spor Fıkraları

Fıkralar Git  


 
Copyright © Kalbim.Net 2008 All Rights Reserved
Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik İlkeleri
Hosting Hizmetleri Web Stats
Güzel sözler film izle tatil Türkiye istanbul Bodrum Sevgi