Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle İletişim Seks Partner
 
Anasayfa Şarkı Sözü Biyografi Sağlik Kadın Müzik Astroloji Hikaye şiir E-kart
 

Kategoriler
    Aşk Hikayeleri
    Asker Hikayeleri
    Çocuk Hikayeleri
    Dini Hikayeler
    Dostluk Hikayeleri
    Efsaneler
    Gerçek Hikayeler
    Komik Hikayeler
    Korku Hikayeleri
    Mektuplar
    Sevgi Hikayeleri
    Türkü Hikayeleri
    Yaşanmış Hikayeler
    Sizin Hikayeleriniz

Sözler Mesajlar                                   


 
» Ata Sözleri
» Anlamlı Sözler
» Anneler Günü
» Aşk Sözleri
» Ayrılık mesajları
» Babalar Günü
» Bayram Mesajları
» Beşiktaş Mesajları
» Ramazan Bayramı
» Kurban Bayramı
» Cep Mesajları
» SMS Doğum Günü
» Dostluk Mesajları
» Duvar Yazıları
» Etkileyici Sözler
» Evlilik Kutlama
» SMS Fenerbahçe
 
» SMS Galatasaray
» Kandil Mesajları
» Kısa Sözler
» Komik Sözler
» Komik Mesajlar
» Özlem Mesajları
» Özür Mesajları
» Özlü Sözler
» Ramazan bayramı
» Sevgi Mesajları
» Sevgi Sözler
» Sevgililer Günü
» Sevgiliye Sözcükler
» Yanlızlık Mesajları
» Yeni Yıl SMS
» Tebrik Mesajları
» Günaydın Mesajları

  Online işlemler
» Tc. Kimlik Numarası
» Ssk Pirimleri
» Bilinmeyen Numaralar
» Öss Sınav Sonuçları
» Borsa Analizleri
» Ehliyet Sonuçarı
» Özel Güvenlik Sonucu
» Telefon Rehberi
» Bağkur İşlemleri
» OKS Sonuçları
» Kpss Sonuçları
» Ehliyet Sonuçu
» Üniversiteler
» Emekli Sandığı
» Öss Sonuçları
» Vergi Bilgileri
>> Cevabı Gençler Verecek >> Kalbim.net - hikaye hikayeler hikayesi hikaye oku gerçek hikayeler aşk hikayeleri yaşanmış hikayeler

Cevabı Gençler Verecek

1921 yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde dünyaya gelen, Halil Hacıyusufoğlu’nun 1941’de başlayan askerlik yıllarını anlatıyor:

“İkinci Dünya Savaşı devam ediyordu ve oldukça zor günler geçiriyorduk. Buna rağmen bir gün bile viziteye çıkıp da bir hap dahi içmedim. Aslında bu dört sene içerisinde başımdan geçen olayları yazmaya kalksam sayfalar yetmezdi. Bu arada savaş bittikten sonra Türkiye Almanlar ve Japonlarla olan siyasi girişimlerinde soğuk dönemler yaşadı. Büyükelçiliklerini Ankara’dan çekmişlerdi.

Biz bu dönemde terhis olduk. Askere başladığımda, yıl 1941 idi. Terhis olduğumda, 1945’ti. Bahar mevsimindeydik. Fakat gelen emire göre Şark illeri, yani Doğudaki illerin yolları kar nedeniyle kapalıydı. Dolayısıyla yollar açılana kadar terhis olunmuyor, misafireten kışlada bekletiliyorduk.

Birçok arkadaş, bir an önce terhis olabilmek için, gidecekleri yerin yakınlığını vs belirterek terhislerini aldılar. Ama bana sorulduğunda, Ahlat’a gideceğimi söyledim. Yani yalan söylemedim. Bundan dolayı beni bırakmadılar. Bir ay kadar bölükte misafir kaldım.

Nihayetinde yollar açılınca terhis olduk. Erzurum trenine binerek, Sivas-Erzurum yolçatında indim. Bir gece Sivas’ta kalarak ertesi gün Siirt-Kurtalan trenine binip Kurtalan’a geldim.

Nice zaman sonra eski bir vasıta denk geldi. O zamanın parasıyla 125 kuruşa Baykan’a getirdiler. Baykan’da akşam vakti, jandarmalar bizi bir kahvehaneye getirdiler. Geceyi orada geçirmemiz isteniyordu. Ama kahvehane öylesine bakımsız, öylesine pisti ki, burada gecelemektense, yaya bile olsa yola devam etmeyi tercih ettim.

Benimle birlikte, bir Ahlatlı bir de Adilcevazlı iki arkadaş yola çıktık. Yol da ancak bir yayanın yürüyebileceği kadardı.

Epey yürüdükten sonra yorgunluktan Duhan hanının yakınlarında bir kayanın dibine sığındık. Orada uyuyakalmışız. Uyandığımda sabah vaktiydi. Kayanın hemen yanıbaşında akan sudan abdestimi alıp namazımı kıldım. Arkadaşlarımı uyandırarak yolumuza devam ettik.

Ancak öğle vakti Bitlis’e gelebildik. Bitlis’te o zaman encümen azası olan İsa efendi gördü bizi. Van gölünde çalışan gemiler vardı. Haftada üç gün de Ahlat’a uğrardı. Kendisine geminin gidip gitmediğini sordum. Aldığım cevap maalesef olumsuzdu.

- Gemi gitti.

O gece Bitlis’te kaldık. Ertesi sabah yolumuza devam ettik. Rahva mevkii kar yağışı çok yoğun olan bir yerdir. Burada kışın çokları kardan boğulurdu.

Rahva’ya geldiğimde, Mayıs ayı olmasına rağmen o kadar kar vardı ki, ayağımı telgraf direğinin üstüne basıp da potinimin bağını bağladığımı dün gibi hatırlıyorum. Bu olayı hiç unutmam. Adeta karın üzerinde yüzerek gidiyordum. Öğleye doğru Tatvan’a, akşama doğru da evime vardım.

Bu arada, ben gelmeden önce yakınlarıma, benim tren kazasında öldüğüm haberi yayılmış. Terhisi geç alışım ve geç gelişim bu ihtimali güçlendirmiş. Ailem tedirginlik içindeydi.

Eve geldiğimde sanki kıyametler kopmuştu. Bağırışmalar, sevinç çığlıkları birbirine karışıyordu. Çünkü annem kardeşim ve akrabalarım beni çok merak etmişlerdi. Özellikle annemin ben ve kardeşimden başka kimsesi yoktu. Neticede aileme kavuşmuştum.

Namusumla, gururumla, şerefimle o büyük ve kutsal vazifeyi üstün başarı ile bitirmiş oldum. Şu an, seksen yaşımı bitirmiş olmama rağmen sağlıklı, mutlu ve huzurlu biriyim. Bu arada tekrar askere çağırsalar, tekrar seve seve giderim...”

Seksenlik delikanlının kendi dilinden hatırasını hemen hiçbir kelimesine dokunmadan yayınladık. O hayatından da memnun, yaptığı çile dolu askerlikten de gurur duyuyor.

Aslında size birşey diyeyim mi? Onlar o dönemde hayatta yaşamamış, sadece çile doldurmuşlar. Dünyadan haberleri olmadığı için de, kendileriyle bir başka gençliği kıyaslama imkanları olmamış.

Peki biz bugün hayatta ne kadar yaşıyoruz?

Sonra şöyle yüksek sesle düşünüyoruz. O günün şartlarında ne teknoloji vardı ne globalleşme. Ama azim vardı, sebat vardı, gayret vardı. O azimli insanlar acaba bugünün gençliğiyle yer değiştirseydi ne olurdu? Bugünün kaç genci, o sıkıntıya seksenlik delikanlı gibi katlanırdı? Katlanmaktan öte, acaba kaç kişi o sıkıntıya dayanabilirdi?

Veya bu kez aksini düşünelim.

O cefakâr insanlar, bugün bu şartlarda genç olsalardı acaba böyle karamsar, umutsuz, hedefsiz mi olurdu? Yoksa daha enerjik, daha hareketli bir gençlik mi ortaya çıkardı? Ya da hiçbir şey değişmez miydi?

Bu sorunun cevabını elbetteki günümüz gençleri verecek.
Sayfayı Yazdır | Bu Bilgi Sizden Önce 368 Kez Okunmuştur.
Yazıyı Arkadaşına Öner

    İsim: E-mail:
Sizin:  
Arkadaşınız:  
Messajınız:  
     
Benzer Yazılar
 Cevabı Gençler Verecek
 İçimdeki Sen
 Adı Aşk Nerde Olursa Olsun
 Aşk Ve Ölüm
 Erkek Dediğin Böyle Olur
 Bir Dağ Masalı
 Biricik Kocama
 Çok Sevdim Ayırdılar

2008 Terazi Burcu » 2008 Koç Burcu

2008 Akrep Burcu » 2008 Boğa Burcu

2008 Yay Burcu » 2008 İkizler Burcu

2008 Oğlak Burcu » 2008 Yengeç Burcu

2008 Kova Burcu » 2008 Aslan Burcu

2008 Balık Burcu » 2008 Başak Burcu

Astroloji Git  

Anneler Günü » Gül Kartları

Babalar Günü » Dini Kartlar

Doğum Günü » Bebek Kartları

Sevgililer Günü » Gün Batımı Kartları

Manzara Ekartlari » Yılbaşı Kartları

Aşk Sevgi Ekart » Komik Kartlar

Kartlar Git  
Git  
 

Aşk şiirleri » Atatürk şiirleri

Ayrılık şiirleri » Asker şiirleri

Sevgi şiirleri » Dini şiirler

Güzel şiirler » Gurbet şiirleri

Öğretmen şiirleri » Özlem şiirleri

Yalnızlık şiirleri » 19 mayis şiirleri

Şiirler Git    

Asker hikayeleri » Aşk hikayeleri

Korku hikayeleri » Çocuk Hikayeleri

Dini hikayeler » Dostluk hikayeleri

Yaşanmış hikayeler » Komik hikayeler

Mektup hikayeleri » Sevgi hikayeleri

Türkü hikayeleri » Sizin hikayeler

Hikayeler Git    

Asker Fıkraları » Avcı Fıkraları

Çocuk Fıkraları » Deli Fıkraları

Dini Fıkralar » Eğlenceli Fıkralar

Komik Fıkralar » Karadeniz Fıkraları

Nasrettin Hoca » Politika Fıkraları

Sarhoş Fıkraları » Spor Fıkraları

Fıkralar Git  


 
Copyright © Kalbim.Net 2008 All Rights Reserved
Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik İlkeleri
Hosting Hizmetleri Web Stats Güzel sözler film izle tatil Türkiye istanbul Sevgi
prostat basur