|
Sözler Mesajlar
|
|
»
Ata Sözleri
»
Anlamlı Sözler
»
Anneler Günü
»
Aşk Sözleri
»
Ayrılık mesajları
»
Babalar Günü
»
Bayram Mesajları
»
Beşiktaş Mesajları
»
Ramazan Bayramı
»
Kurban Bayramı
»
Cep Mesajları
»
SMS Doğum Günü
»
Dostluk Mesajları
»
Duvar Yazıları
»
Etkileyici Sözler
»
Evlilik Kutlama
»
SMS Fenerbahçe
|
»
SMS Galatasaray
»
Kandil Mesajları
»
Kısa Sözler
»
Komik Sözler
»
Komik Mesajlar
»
Özlem Mesajları
»
Özür Mesajları
»
Özlü Sözler
»
Ramazan bayramı
»
Sevgi Mesajları
»
Sevgi Sözler
»
Sevgililer Günü
»
Sevgiliye Sözcükler
»
Yanlızlık Mesajları
»
Yeni Yıl SMS
»
Tebrik
Mesajları
»
Günaydın Mesajları |
|
|
|
|
>> Hayattan Ümidi Kesmeyin >> Kalbim.net - hikaye hikayeler hikayesi hikaye oku gerçek hikayeler aşk hikayeleri yaşanmış hikayeler
Hayattan Ümidi Kesmeyin
Ankara’dan Gülay Ceritoğlu’nun hatırası, özellikle binlerce umutsuz hastamıza moral kazandırabilecek nitelikte...
"Bayrama
üç gün kala neydi bu başımıza gelen böyle?.. Hiç olmadık bir vakitte
"Karnım ağrıyor" diye tutturmuştu babam. Hani karın ağrısı öyle dert
edilecek birşey değildi. Galiba, rahatsız olanın evimizin direği
biricik babamız olması, bizi endişelendirmeye yetmişti.
"Bu böyle olmaz" diyorduk. Mutlaka bir doktora görünmek lazımdı. Ne olur ne olmazdı.
Ertesi
gün yanında ablam da olduğu halde doktora gitti babam. Muayeneden sonra
ciddi ciddi tahliller istemişler. Tahlilleri inceleyen doktor, önce
ablama dönmüş:
- Siz biraz dışarıda bekler misiniz? Babanızla konuşmamız lazım da.
Ablam
boynunu büküp dışarı çıkmış çıkmasına ama, kapının önünden bir yere
ayrılabilir mi?.. İster istemez kulak misafiri oluyor. İşte, içerideki
konuşmalardan kulağına çalınan sözler:
- Tahlil sonuçlarına göre kan kanserisiniz!
Ablam,
duyduklarına inanamıyor. Hatta "Ben yanlış anlamış olabilirim" diye
kendi kendini teselli etmeye çalışıyor. Ama ne yaparsa yapsın sonuç
değişmiyor.
Az sonra dışarı çıkan babam, üzülmesinler
diye gerçeği söylemiyor ama, yol boyunca ablam gözlerinden yaşlar
akarak duyduklarını anlatıyor:
- Baba ben duydum. Doktorun dediklerini duydum.
- Yanılıyorsun kızım.
- Lütfen baba, ben çocuk değilim... Allahım biz ne yapacağız şimdi?..
Ablamın
üzüntüden gözyaşı dökmesine rağmen, babam susuyor elbet. Kapıdan içeri
girdiklerinde babam mahzun, ablam ise gözü yaşlıydı. İster istemez
olanı biteni bize de anlattı. Ne yapacağımızı nereye gideceğimizi
bilemedik. Bu nasıl bir haberdi böyle? Dilimiz damağımız kurumuştu. Ama
kime ne dersin, kimi suçlarsın?
Şunun şurasında üç gün
kalmıştı bayrama. Bizim için bundan sonraki günlerimiz hep yaslı
geçecekti ama iyi biliyorduk ki, ağlamalar sızlanmalar hep boşunaydı.
Yapacak tek şeyimiz vardı; dua etmek...
Artık hastane
koridorları ikinci adresimiz olmuştu. Sürekli kontrole gidiyor, sürekli
tedavi oluyordu babam. Hastaneye her gidişinde yanında birimiz oluyor,
babamı hiç yalnız bırakmıyorduk.
Aylar geçiyor, babamın
tahlil sonuçlarında kan değerleri bazen yükseliyor, bazen de düşüyordu.
Bir keresinde de % 100 artış olmuştu. Fakat biz Allahtan ümidimizi
kesmiyor, dualarımıza devam ediyorduk.
Babamın
hastalığını öğrendiğimizden bu yana bir seneyi geçmişti. İlaç tedavisi
oluyordu ama sonuç ne olacaktı?.. Allahım bir kerecik olsun duyabilecek
miydik babamın iyileşeceğini. Acaba bir rüyada mıydık? Aldığı ilaçlar
hastalığına cevap verebilecek miydi?..
Derken bir ilik
testi yaptılar babama. Bu testten sonra babam iki üç gün dinlendi. Biz
hepimiz bu testin sonucunu bekliyorduk. Çünkü herşey bu testin sonucuna
bağlıydı. Ne var ki bu sonuç bir türlü çıkmak bilmiyordu.
- Test sonucu bugün de mi çıkmadı?
- Henüz çıkmadı. Birkaç gün sonra yeniden uğrayın.
Böyle
böyle, tam bir ay gidip geldik hastaneye. Son gittiğimizde test
sonucunun belli olduğunu öğrenince heyecandan kalbim duracak gibi
olmuştu. Babamın yanında ben vardım. Elimizde sonuç, doktorun odasına
çıktık. Doktor şöyle dikkatlice raporu okuduktan sonra, gözlerimize
baktı.
- Haydi gözünüz aydın.
- Doktor bey?.
- Müjde. Bu durumda tedaviye bile gerek yok. Maşallah sapasağlamsınız.
O
an ağlamamak için kendimi zor tuttum. Babamın hayata bakışı bir anda
değişmişti. Eskisinden daha neşeli oluvermişti birden. Ümit bu kadar mı
değiştiriyordu insanı. Şimdi evdekilere müjde vermek kalmıştı. Kapıdan
içeri girer girmez haykırdım:
- Ablam bir sene önce, acı haber getirmişti. Ben müjdeyi getirdim. Babam sapasağlam. Yaşasın kurtuldu babam, kurtuldu...
Keşke
insanın gözlerinden akıttığı yaşlar, hep bizim gibi sevinç gözyaşı
olsaydı. Sonuçta buradan bütün kanser hastalarına sesleniyorum. Olmaz
diye birşey olmaz. Durumunuz ne olursa olsun, dualarınızı eksik
etmeyin. Hayattan asla ümidinizi kesmeyin! |
|
|