Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle İletişim
 
Anasayfa Şarkı Sözü Biyografi Sağlik Kadın Müzik Astroloji Hikaye şiir E-kart
 

Kategoriler
    Aşk Hikayeleri
    Asker Hikayeleri
    Çocuk Hikayeleri
    Dini Hikayeler
    Dostluk Hikayeleri
    Efsaneler
    Gerçek Hikayeler
    Komik Hikayeler
    Korku Hikayeleri
    Mektuplar
    Sevgi Hikayeleri
    Türkü Hikayeleri
    Yaşanmış Hikayeler
    Sizin Hikayeleriniz

Sözler Mesajlar                                   


 
» Ata Sözleri
» Anlamlı Sözler
» Anneler Günü
» Aşk Sözleri
» Ayrılık mesajları
» Babalar Günü
» Bayram Mesajları
» Beşiktaş Mesajları
» Ramazan Bayramı
» Kurban Bayramı
» Cep Mesajları
» SMS Doğum Günü
» Dostluk Mesajları
» Duvar Yazıları
» Etkileyici Sözler
» Evlilik Kutlama
» SMS Fenerbahçe
 
» SMS Galatasaray
» Kandil Mesajları
» Kısa Sözler
» Komik Sözler
» Komik Mesajlar
» Özlem Mesajları
» Özür Mesajları
» Özlü Sözler
» Ramazan bayramı
» Sevgi Mesajları
» Sevgi Sözler
» Sevgililer Günü
» Sevgiliye Sözcükler
» Yanlızlık Mesajları
» Yeni Yıl SMS
» Tebrik Mesajları
» Günaydın Mesajları

  Online işlemler
» Tc. Kimlik Numarası
» Ssk Pirimleri
» Bilinmeyen Numaralar
» Öss Sınav Sonuçları
» Borsa Analizleri
» Ehliyet Sonuçarı
» Özel Güvenlik Sonucu
» Telefon Rehberi
» Bağkur İşlemleri
» OKS Sonuçları
» Kpss Sonuçları
» Ehliyet Sonuçu
» Üniversiteler
» Emekli Sandığı
» Öss Sonuçları
» Vergi Bilgileri
>> mezardan öteye kadar giden dostluklar >> Kalbim.net - hikaye hikayeler hikayesi hikaye oku gerçek hikayeler aşk hikayeleri yaşanmış hikayeler

mezardan öteye kadar giden dostluklar

Derin düşünceler içinde boğulurken niçin böyle düşündüğünü sordu kendi kendine. Tabi ki bir cevap alamadı. Çünkü o anda aklına mantıklı bir cevap gelmiyordu. Şimdi ölsem ne olur acaba diye düşündü. Olacakları zihninde canlandırmak için gözlerini kapadı. Öncelikle bir sonraki gün evine gelenler onu ölü bulacaklardı. Daha sonra yaklaşık olarak iki gün sürecek cenaze işleri. Sonra bir kefen ve bir tabut. Cenaze namazında yüzleri tanımadığı on onbeş kişi. Sahte onaylamalar. Sahte dostluklar.

    Herşey o gün ortaya çıkardı. Ama o zamanda o burada olmayacaktı. Daha sonra defnedileceği yere geldiğinde onu toprağın altına atacaklar ve kimse ardına bakmadan oradan kaçacak. Çünkü ölüm onları korkutacaktı. Niçin kimse onunla gelmiyordu. Bütün dostluklar oraya kadar mıydı? Bir sınırı mı vardı hepsinin? Hani nerde o nerde ve ne zaman olursak dostuz sözleri? Hepsi sahteymiş meğer. İşte bunun için şimdiye kadar genellikle yalnız olurdu. Yani o ondan sonrada kendine eşlik edecek bir dost arıyordu. Zordu bulmak ama umutluydu o. Umut fakirin ekmeği diye bir söz vardı galiba güzel türkçemizde. Onu hatırladı. Ve daha bir sağlam sarıldı ekmeğine...

   Birgün yine deniz kıyısında oturmuş seyrediyordu mavi gökleri ve yeşil denizi. Aslında pek yeşil sayılmazdı. İnsanlar oralara da el attıktan sonra ama bütün şairler denizin yeşil olduğundan bahsederlerdi. Yoksa oda görmemişti yeşil denizi. Yalnızca dedeleri veya ninelerinden duyarlardı. Dedesinin bak torunum birgün... diye başlayan hikayelerini zevkle dinler onlara hayran kalırdı. Neyse bunları bir kenara bırakalım. Evet seyrediyordu denizi.

    Hergün gelirdi buraya. Hiç aksatmazdı doğayla ve havayla olan randevularını. Onlar onun tek arkadaşıydı çünkü. Oturmuş bunları düşünürken diğerini gördü başka bir ucunda parkın. Çok garip. Çünkü buraya tamı tamına beş yıldır geliyordu ve şimdiye kadar hep yalnızdı. Daha önce kimseyi o civarda görmemişti. Aslında bir yandan da seviniyordu. Birisi daha var. Benle aynı havayı soluyan birisi. Diğerinin yanına gitmek için niyetlendi ama ne konuşacağını bilmediği için vazgeçti. Ve evine gitti.

    Ertesi gün o yine ordaydı. Ve diğeri de. Bu sefer ayağa kalktı. Diğerine doğru yürümeye başladı. O yürüdükçe yol uzaklaşıyordu sanki. Diğerine ulaşamıyordu. En sonunda geldi yanına. Bankın diğer ucunda oturdu. Ve aniden konuşmaya başladılar. Her konudan konuştular. Konuştukça rahatladığını hissetti o. Zaman ilerliyordu. Zamanı durdurmaya kimsenin gücü yetmezdi. Onunki de yetmedi. Ve en sonunda pes edip saatin geç olduğunu söyleyerek uzaklaştı diğerinden. Hiç yüzüne bakmadı. Sanki yüzüne bakınca büyü bozulacakmış gibi geliyordu ona. Bakmadı. Döndü ve bir daha bakmadı.

    Yatağında uykusuzluktan kıvranırken farketti merak denilen duygunun ne kötü bir illet olduğunu. Diğerini merak ediyordu. Ama elindende birşey gelmiyordu. Saniyeler asır gibi geliyor. Daha dün konuşurken geçmemesi için dua ettiği zamanın akıp gitmesini istiyordu. Ama olmuyordu. O isteyince olsaydı keşke. Pencereyi açtı. Dışarıda yağmur vardı. Üstüne bişeyler alıp dışarı çıktı. Gezmeye başladı. Yağmur durdu. Vücudundaki demir eksikliğinden dolayı yağmurdan sonra toprağın o insana rahatlık veren ama bir o kadarda zararlı kokusunu içine çekti. Ve evine gitti. Yine yatamadı.

    Sabah gözlerini açtığında sanki biraz uyumuş gibi hissetti. Ama saate baktığında saniyenin bile yer değiştirmediğini hayretle gördü. Akşamı zor etti. Çünkü bir an önce oraya gitmek istiyordu. Akşam oldu. Gitti. Oturdu. Beklemeye başladı. Diğeri geldi. Bu sefer diğeri onun yanına oturdu. Hala yüzüne bakmıyordu. Yine bol bol konuştular. Herşeyden.

    Acaba aradığım dost bu mu diye düşündü. Hani şu yazının başında anlatmıştım ya. Daha sonraları çok pişman olacağı birşey yaptı. Ve diğerinin yüzüne bakmaya yeltendi. Tam görecekken diğeri kayboldu. Oda hemen başını eğdi. Ama gidenler bir daha gelir mi? Gelmez. Gelmedi de. Diğeri gelmedi. Her akşam gitti oraya ama diğerini göremedi. Çok üzüldü. Çok ağladı ne yaptım diye. Büyünün bozulacağını biliyordu ama yinede yaptı. Bakmaya yeltendi. Ve böyle oldu işte. Pişmandı. Çok pişman. Öyle ki artık tamamen duygusuz biri haline gelmişti.

   Sabah akşam o bankta, yani ilk oturdukları bank oluyor, oturdu. Ölü gibiydi. Gözleri fersizdi. Ama hala mavi gökyüzüne ve yeşil denize bakıyordu. Adeta onlarla bir oluyordu gözleri. Gözleri herşeyi anlatmaya yetiyordu. Zar zor eve gitti. Aklına birşey gelmişti. Eline bir şişe asit aldı. Asit. Yakıcı. Yakıcı bir madde. Onunla ne yapıcaktı diye sormayın. Çünkü oda anlık olduğu için cevaplayamazdı. Bende. Evet anlık oldu. Kafasına diktiği gibi bitirdi asidi. Daha sonra düştü masasından. Filmlerdeki gibi düştü. Yavaş yavaş. O anın tadını çıkararak. Zaten insan hayatında bir kere intihar edebilirdi. Oda tadını çıkarıyordu. Yüzü yere ulaştığında. O çoktan gözlerini kapamıştı.

   Ertesi gün. Cesedini masanın başında buldular. Vücudunda yer yer yanıklar vardı. Ve birde asit şişesi. Boş bir şişe. Anladılar. Daha sonra tanımadığı beş on kişi namazını kıldı. Ve doğru toprağa. Onu yine yalnız bıraktılar. Oradakiler gittiğinde ve ortalıktan el ayak çekildiğinde biri geldi oraya. Bu diğeriydi. Evet diğerinin ta kendisi. Kendini suçlu hissetmiyordu. Çünkü olması gereken oydu sanki. Onunla birlikte ölemezdi ama ölene kadar onun başında bekleyebilirdi. Bekledi... Bekledi... Bekledi...
Sayfayı Yazdır | Bu Bilgi Sizden Önce 188 Kez Okunmuştur.
Yazıyı Arkadaşına Öner

    İsim: E-mail:
Sizin:  
Arkadaşınız:  
Messajınız:  
     
Benzer Yazılar
 dostca
 hudutta vatan nöbeti
 dostluğun kuvveti
 umut ve yener
 mezardan öteye kadar giden dostluklar
 dost biriktirmek
 gerçek dostluğu yaşamak
 adına dost derler

2008 Terazi Burcu » 2008 Koç Burcu

2008 Akrep Burcu » 2008 Boğa Burcu

2008 Yay Burcu » 2008 İkizler Burcu

2008 Oğlak Burcu » 2008 Yengeç Burcu

2008 Kova Burcu » 2008 Aslan Burcu

2008 Balık Burcu » 2008 Başak Burcu

Astroloji Git  

Anneler Günü » Gül Kartları

Babalar Günü » Dini Kartlar

Doğum Günü » Bebek Kartları

Sevgililer Günü » Gün Batımı Kartları

Manzara Ekartlari » Yılbaşı Kartları

Aşk Sevgi Ekart » Komik Kartlar

Kartlar Git  
Git  
 

Aşk şiirleri » Atatürk şiirleri

Ayrılık şiirleri » Asker şiirleri

Sevgi şiirleri » Dini şiirler

Güzel şiirler » Gurbet şiirleri

Öğretmen şiirleri » Özlem şiirleri

Yalnızlık şiirleri » 19 mayis şiirleri

Şiirler Git    

Asker hikayeleri » Aşk hikayeleri

Korku hikayeleri » Çocuk Hikayeleri

Dini hikayeler » Dostluk hikayeleri

Yaşanmış hikayeler » Komik hikayeler

Mektup hikayeleri » Sevgi hikayeleri

Türkü hikayeleri » Sizin hikayeler

Hikayeler Git    

Asker Fıkraları » Avcı Fıkraları

Çocuk Fıkraları » Deli Fıkraları

Dini Fıkralar » Eğlenceli Fıkralar

Komik Fıkralar » Karadeniz Fıkraları

Nasrettin Hoca » Politika Fıkraları

Sarhoş Fıkraları » Spor Fıkraları

Fıkralar Git  


 
Copyright © Kalbim.Net 2008 All Rights Reserved
Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik İlkeleri
Hosting Hizmetleri Web Stats
Güzel sözler film izle tatil Türkiye istanbul Sevgi